Enflasyona 0.5 puan zam

Geri

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat  Çetinkaya, enflasyonun 2017 sonunda yüzde 8.5 olarak gerçekleşeceğini, 2018 sonunda yüzde 6.4’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngördüklerini bildirdi. Çetinkaya, “Bu çerçevede enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla 2017 sonunda  yüzde 7.3 ila yüzde 9.7 aralığında (orta noktası yüzde 8.5), 2018 sonunda yüzde 4.6 ila yüzde 8.2 aralığında (orta noktası yüzde 6.4) gerçekleşeceğini  tahmin ediyoruz” dedi.

Murat Çetinkaya, yılın ikinci Enflasyon Raporu toplantısında yaptığı  konuşmada, çizmiş oldukları çerçeve dahilinde ürettikleri enflasyon ve çıktı açığı tahminlerini açıkladı. 2017 ve 2018 yıl sonu enflasyon tahminlerini 2017

Ocak Enflasyon  Raporu’na göre sırasıyla 0.5 puan ve 0.4 puan yukarı yönlü güncellediklerini  belirten Çetinkaya, Türk Lirası cinsinden ithalat fiyatlarındaki yukarı yönlü  güncellemenin 2017 sonu enflasyon tahminini bir önceki rapor tahminine göre 0.1 puan yukarı çektiğini söyledi.

Murat Çetinkaya, iktisadi faaliyet görünümündeki göreli iyileşmeye  bağlı olarak yukarı yönlü güncellenen çıktı açığının 2017 sonu tahminini 0.2 puan  yükselttiğini belirterek, “2017 ilk çeyrek enflasyonunun Ocak Enflasyon Raporu’nda verilen tahmine göre yüksek gerçekleşmesi ve enflasyon ana  eğilimindeki yükseliş de yıl sonu enflasyonu tahminini 0.2 puan artırdı” dedi.

Sıkı duruşa devam ederiz

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, soruları da yanıtladı. “Hem gerçekleşmekte olan enflasyonun hem de gelecekteki enflasyonun bileşenleri olan beklentilerin tüm kalemlerini yakından takip ediyoruz. Tek bir göstergeye ya da gelişmeye bakmıyoruz. Daha kapsamlı ve orta vadeli bir bakışımız var” diyen Çetinkaya, sıkı para politikasına tüm göstergelerde belirgin bir iyileşme görene kadar devam edeceklerinin sinyalini verdi. Bu arada Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya, geç likidite penceresi üzerinden faiz politikasının yürütüldüğüne dair eleştirileri de yanıtladı ve daha sade bir faiz politikasına geçişi de belirli koşulların yerine getirilmesinin ardından sağlayacaklarını sözlerine ekledi.

Rezervler niye düştü?

İhracatçılara sağlanan reeskont kredi desteğinde sürenin uzatılmayacağını belirten Murat Çetinkaya, şöyle konuştu: “Döviz rezervindeki düşüş biraz da bundan kaynaklandı. Bu desteğin belirlenen tarihte sonlanmasından sonra her ay 1.5 milyar dolar civarında rezervlerde bir katkı bekliyoruz. Rezervimizde bir miktar dalgalanma oldu ancak bu belli faktörlere bağlı olarak gerçekleşti. Orada bir sorun görmüyoruz. Rezervlerimizin yeterli olduğunu düşünüyoruz ancak güçlendirilmesi noktasında da adımlar atıyoruz. 28 Nisan 2016’dan bu yana piyasada doğrudan döviz satışı gerçekleştirmedik. Net rezervlerimiz düzenli arttı. Son dönemde olan husus sadece ihracat reeskont kredilerinde Mayıs sonuna kadar sağladığımız ihracatçılara TL cinsinden geri ödeme imkanının buradaki rezerv  biriktirmeyi bir süre yavaşlatmış olmasıdır. Bu imkanı uzatmayı düşünmüyoruz. Haziran’dan itibaren net rezervlerimiz yine aylık, bu sene için beklentimiz muhafazakar senaryoda, 1.5 milyar dolar olabilir. Her ay katkıyı net rezervlere buradan almaya devam ediyor olacağız.” Merkez Bankası’nın  rezervleri 103 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Ertem: GLP’yi artırmak gereksizdi

Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, Merkez Bankası’nın (TCMB) geç likidite penceresini artırmasının gerekmeyebileceğini söyledi. Ertem, TRT Haber’in canlı yayında sorularını yanıtlarken, “TCMB’nin geç likidite penceresini artırması gerekmeyebilirdi. Burada yapılan kur hedefi değil. Zaten Türk lirası oynaklık endeksi en düşük düzeyde. Ortalama fonlama maliyeti dün yüzde 11.75’ti. Bu seviyelerden bankaların fonlanması enflasyonun denetim altına alınma çabası olabilir” dedi.

Ertem, şöyle devam etti: “Sıkı para politikası ile enflasyonu kontrol altına alamazsınız. Para politikasında endişeli TCMB’den, daha rahat, eli açık, para politikası araçlarını kullanan bir merkez bankası anlayışına geçmemiz gerekiyor.”

Referandum sonuçlarının kesinleşmesinin ardından Türkiye’nin artık büyümenin artırılması ve enflasyonun düşürülmesine odaklanacağını dile getiren Ertem, şu ifadeleri kullandı: “2018 büyümesinin yüzde 7 civarında gerçekleşmesi önemli. Seçim yılı olacak 2019’da böylece daha sağlıklı ekonomiye geçmiş oluruz.”

KAYNAK : GAZETE VATAN

Benzer Diğer Haberler